Milliyet Kriteri


 

 

MİLLİYET KRİTERİ

     

Nasyonalizmin ve milli duyguların gerekçesi başta, bir toprağın mahsulu veya o toprağın halkının fikir üretmesi ,millet tarafında kabul edilmesi ve nasyonalizm ve milli duygularda onu kapsaması olayı akla gelir ama sınırların dışından bir yerden gelirse o fikir o toprağın halkı o fikri yabancı kabul etmesi gerekir.     

Ama bu kriter doğru bir kriter değildir zira millet çok sayıda fertlerden teşkil olmuştur ve halkın bir kısmı bir fikir üretmiş olsun ve halkın diğer kısmıda o fikri kabul etmezse ve halkın genelide onu red ederse şüpesiz böyle birşey milli özellik taşıyamaz ve milli özelliğe sahip olamaz.     

Mesela bir millet yaşam için toplumsal bir sistem seçmiştir ve o milletten biri yada bir kaçı başka bir sistem ile değitirmesi fikrini üretir ve halkın geneli için kabul edilmezse o fikir ordana kalkar ve reddedilir ve bu halkın içinden birkaçı bu fikri verdi diye onu milli düşünce olarak kabul edemyiz veya aksine başka bir sistem ülkenin sınırları dışından bir kişi aracılığıyla ülkeye girer ve halkın geneli bu sistemi kabul ederse ,acık dır ki kabul edilmiş bir sistem sırf başka ülkeden geldiği için onu ecnebi sayıp kabul etmemezlik olmaz veya bu sistemi kabul eden halkada milletinin usulleriyle hareket etmedi veya bu halk kendi değiştirdi diyemeyiz.     

Evet dışarıdan gelen düşünce ayrı bir milletin kendine has rengi özelliği ,yabancı bir ülkenin kendi şuarı olursa o düşünce yabancı ,milletinin usullerine zıt ve milliyetin değişikliği demek olur.Burası çok acıktır ki bir millet diğer bir milletin sloganını kabul eder,rengini alırsa kendi milletinin kanunlarına zıt ve muhalif olmuş olur.Mesela alman nasizmi,yahudilerin siyonizmi gibi kendilerine has milliyet renkleri olan sistemleri milletin halkı onu istiyorsa gerçektende milletine karşı davranır.     

Ama o düşünce (veya o şey) kendine has bir rengi yoksa,ilişkileri bütün milletlerle aynı olursa ,sloganları genel ve insani sloganlarsa ve bütün milletin halkı o düşünceyi kabul ediyorsa o yabancı ve ecnebi bir düşünce degil ve milletine karşıda zıt davranmamıştır.Talebelerin deyişiyle;renksiz bir tabiat bütün renklerle toplanabilir,ama kendine has bir renge sahip olan tabiat hiçbir renkle toplanamaz.     

Bu delille beraber ilim gerçekleri bütün dünayaya aittir:fiysagurusun cetveli,ayiştanın icatları belli bir kavime ait değildir ve hiçbir bir kavimdende ayrı değildir çünkü bu gerçekler bir millete has renk ve koku değildir.     

Böyle bütün filosoflar,bilim adamalrı ve peygamberler bütün dünyaya aittirler ki düşünceleri ve arzuları bir milletin ve kavmin sınırlarının mahsulu değildir.     

Güneş tek bir milletten değildir ve hiç bir millette ona yabancılık duyguları beslemez çünkü Güneş bütün dünya ile aynı ilişki içindedir ve hiçbir millete özel bağlılığı yoktur.Bazı toprakların Güneşin ışınlarından az istifade ediyorlasa kendi sorunlarıdır Güneşin değil.Güneş kendi sadece bir yere bağlı bırakmaz.     

Öyleyse belli oldu ki bir halkın içinden çıkan bir düşünce kendilerinin olduğu ve aynen milletin sınırları dışından gelen şeyde ecnebi ve yabancı olması anlamına gelmez.     

Böylece geçmiş tarihte olan şey yapılacak denilimez,yani bir millet asırlar önce bir sistemi kabul etmeleri ve daha sonra düşüncelerinde değişiklik yapıp onun yerine yeni bir sistem getirmeleri mümkündür.     

Mesela biz iran halkının milli tarihte kaydedildiği üzre yirmi beş asır boyunca birçok ülke gibi dikdatör bir rejime sahiptik ama yarım asır öncesinden şimdiye kadar meşrutiyet rejmini onun yerine seçtik.Meşrutiyet rejmini biz iranlılar bulup yenilik getirmedik ,başka bir milletten bizin milletimize girdi ve halk bunu kabul etti ve devam etmesi içinde fedakarlıklarda bulundular.     

Tabiki bu halkın birçoğu dikdatör rejimin devam etmesi için çok çabaladılar hatta kanlarını döktüler ama onlar azınlıkta olduklarından ve halkın geneli meşrutiyet rejimini istediklerinden ve onun yolunda fedakarlıklarda bulunduklarından dikdatör rejmin taraftarları yenilgiye uğradılar bilahere çoğunluğun düşüncesine teslim oldular.     

Şimdi acaba biz bu meşrutiyet rejmini milli bir görüş olkarak mı görelim ,yada tarih boyunca dikdatör rejimi vardı şimdi ise meşrutiyet rejimi var ayrıca biz bu rejimi getirmedik milletin sınırları dışından geldi ,ozaman bizim milli rejimimiz dikdatör rejimidir meşrutiyet bize yabancıdır mı diyelim?     

İnsan hukuku bidirisini biz düzenlemedik ve düzenlenmesinede katılmadıkve milli tarihimiz boyuncada o bildiride geçenlerde çok az bahsediliyor ama bizim millet diğer dünya milletleri gibi o duuyrudakileri az çok kabul etmişlerdir.     

Şimdi bizler'' iran milliyeti''olarak o insan hakları duyurusu hakkında ne diyelim?Bu duyuruyu hazırlamayan ülkeler ,başka milletden gelen bu duyuru için ne desinler?Acaba milli duygular, tarihin geçmişinden dolayı millet sınırları dışından gelen bu duyuruyla savaşmaya mı neden oluyor? Ve o duyuruyu yabancı ve ecnebi olarak mı sayması gerekiyor?Yoksa zikredilmiş şeylermi kabul edilmeli:Birincisi bu duyuru bir millete has koku ve renk değildir ikincisi ise onu kendine ait görüp yabancı algılamamaktır.     

Bu konunu aksine bir mesele ye değinebiliriz,yani bir milletin içinden bir din veya mektep meydana gelsin ama ''milli''olarak görülmemesi,bir taraftan bir millete has bir kokoya sahip ,diğer bir taraftan meydana geldiği millet tarafından kabul görmemesi mümkün olabilir.Kişimanui ve ya mezdeki tarikatı gibi iran milleti içinden meydana gelmesine rağmen iran halkını kendi taraftarı yapmayı başaramamıştır ve böylece bu iki tarikatın limle ortaya çıktığını söyleyemeyiz.     

Aslında bu gibi işleri getirenlerine bakarak yahut sayılı taraftarlarına bakarak milli sayarsak genelliğin hislerini ve duygularını görmezden gelmiş oluruz.     

Şimdiye kadar bahsedilen konularla milli duygulara göre ,vatantan çıkan şeyin milli özelliğe sahip olamdığı,ve bir milletin sınırları dışından gelen şeyinde yabancı olmadığı anlaşılmıştır,mühim olan bilinmesi gerekirki gelen şey bir millete has rengi varmı,yopksa renksizmidir ve genel ve dünya içinmidir,ikinci olarak da milletin içine gelen şey halkın isteğiylemi yoksa zorbalıklamı kabul ettirilmiştir.     

Eğer bu iki şart biraraya toplanırsa o şey kendilerine ait olmakla yabancı olmayacaktır ama eğer iki şart bir araya gelmez ise ister bu şartlardan bir olsun ister hiçbiri olmasın o şey yabancı sayılacaktır.Herhalukarda ''bu şey hangi millet tarafından meydana gelmiştir''etkeni ne o şeyin milli olarak sayılamsına nede yabancı olarak görülmesine nednedir.     

Şimdi acaba islam dini iranda bu iki şarta haizmidir?yani acaba islam dini bir millete ,arab milleti gibi, mahsusmudur yoksa bütün millet ve kavimlere genel bir dinmidir ve acaba biz iran milleti islam dinini gönül rizayetiylemi kabul etti yoksa zorlamı?   

Millet ve milliyet konusunda söyldiğimiz konu talebelerin deyimiyle konunun kubrai(büyük)tarafıydı,şimdi de sugrai(küçük)konuya girmekteyiz.